İlk bakışta mağdur yaşlılar, itilen anneler, azarlanan dedeler, tiye alınmayan hayatlar gibi gözükse de, filmin arka sahnesinde mağdur olmuş, aç, savunmasız ve karanlıklar içinde kaybolmuş bir gençlik görünüyor.
Gençler, gülüşleri ve kızgınlıkları her ne kadar maske gibi taksalar da, gözleri ve mimikleri her zaman ruh hallerini ele verir.
Annesini iten, Anneannesinin başında yumurta kıran, videodaki gençlerin acı çektiği her halinden belli. Gülüşleri anlamsız ve ketum, yaptığı şeyin manasız ve saçma olduğunun farkında lakin, gerçeğin pirim yapmadığını düşünüyor. Kendisini ispat etmek, bulunduğu ve özendirildiği çevrede kendine yer bulmak için bunları yapmak zorunda olduğunu hissediyor. Hem saçmalıkta zirve yaparsa, sanatsız, emeksiz, alın teri olmadan Fenomen de olabilir.
Ebeveynlerin, Çocuğuna yapmış olduğu en büyük haksızlık, çıraklık fırsatı vermeden, ustaymış gibi hissetmesini sağlamaktır.
Vücut ve beyin becerisi çırak kadar olmayan, ama duygusal olarak yüksek egolara sahip olan yeni nesil, ömrü boyunca bedelsiz fırsat ve anlık hazların peşinde efor sarf etmek zorunda kalır.
Yapılan araştırmaya göre, dijital dünyanın içine doğup büyüyen Z kuşağı, yüzde 97 oranı ile en çok YouTube’da varlık gösteriyor.
Dijital dünyada gençlerin konuştuğu konuların başında yüzde 38 oranı ile oyun başlığı gelirken, bu oran gençlerin oyun karakterleri ve oynadığı oyunlardan ne kadar etkilendiğinin de göstergesi oluyor. Z kuşağının diğer ilgi alanları ise yüzde 34 ile trendleri ve gündemi takip ettikleri Vlog’lar,
Z kuşağı denen 2000 sonrası gençlerimiz, deist, cinsiyetsiz ırk gibi birçok tehlikeyle de karşı karşıya.
Z KUŞAĞI'NA, 3K SİSTEMİ
Her ebeveyn, kendisine emanet edilen çocuğunun üç bölgesini doyurmakla mükelleftir. Bunun içindir ki 3K sistemini gelecek neslimiz ve gençlerimiz üzerinde acil harekete geçirmeliyiz. Şayet geç kalınılırsa, kendi ellerimizle karanlık kuyulara ittiğimiz gençlerimizi, yine kendi ellerimizle taşlayıp yuhalamak zorunda kalırız.
1K. Ebeveynler olarak birinci vazifemiz bize emanet edilen çocuklarımızın KARNINI DOYURMAK.
Kul hakkından, Göz hakkından, Yetim hakkından arındırılmış, alın teriyle yoğrulmuş, zehirsiz, katkısız, genetiği bozulmamış rızıklarla doyurmak.
Karın bölgesine gönderilen her besin vücudumuzdaki 2 trilyona yakın hücrenin enerji kaynağıdır. Dolayısıyla enerjisi haramlarla ve katkılarla bozulmuş gıdaların, çocuklarımız tarafından tüketiliyor olması ve bundan dolayı ileriki zamanlarda çeşitli ruhsal ve bedensel rahatsızlıklar yaşanması halinde payımızın olacağı aşikardır.
Ağız tadı ve damak lezzeti alışkanlıktır. Çocuklukta nasıl beslenilirse ömür boyu o yiyeceklere yatkınlık olur.
Yine üstüne basa basa belirtiyoruz ki, ebeveynlerin en büyük vazifelerinden biri kendilerine tertemiz olarak emanet edilen çocuklarını, tertemiz gıdalarla beslemektir.
2K. Ebeveynler olarak ikinci vazifemiz çocuklarımızın KALBİNİ DOYURMAK.
İmani, insani, ahlaki, duyguların beslenmesi, erdem, merhamet, irade ve azim sahibi olmamız için, bedenimiz gibi ruhumuzun da enerjiye ihtiyacı vardır. İnanç noktasında kalbi boş olanların dünyasını dolduracak hiçbir şey yoktur. Her şey yetersiz her şey eksiktir. Hayattaki en büyük yalnızlık teslimiyetsizlik, en büyük acizlik ise kanaatsizliktir.
Biz ebeveynlerin yegane görevlerinden biri çocuklarımızı kendi faniliğimizin bilincinde olup baki olanla tanıştırmaktır. Çocuklarımızın kalbini, teslim olacakları, sığınacakları ve tutunacakları bir güç ile dolduramazsak, oluşacak boşluğa insanlık fıtratına uymayan bir sürü gayriahlaki ve gayriinsani hasletler doldurur.
Biz ebeveynlerin en büyük vazifelerinden biride, bize tertemiz bir ruh olarak emanet edilen çocuklarımızın, ruh dünyasını ve kalbini, üzüldüğünde teselli bulacak, korktuğunda sığınacak, düştüğünde nasihat verecek, bunaldığında yardım isteyecek, sevindiğinde teşekkür edecek bir irade ile doldurmak olacaktır.
3K. Ebeveynler olarak üçüncü vazifemiz çocuklarımızın KAFASINI DOYURMAK.
Kainatın her bir zerresi bilimle donatılmış iken, havasından suyuna, toprağından yıldızına bilimle kazılmışken, en büyük bilim olan insan beynini, bilimden uzak tutmak yeryüzündeki en büyük açlıktır. Bu kadar muhteşem çalışan beyin gibi bir sistem boş bırakıldığında, zayıflar, unutur, anlamaz, bilmez ve yetersiz olur.
Biz ebeveynlerin en büyük vazifelerinden biri daha, bize tertemiz ve son sistem olarak emanet edilen çocuklarımızın kafalarını bilimle doldurmak. Onları bilim çağına uygun, güçlü, merhametli ve insanlara faydalı bireyler olarak, gelişmelerine yardımcı olmak.
Bizim inancımızda hep anne ve baba hakkı anlatılır, biz de onlara iyi davranmamız, Öf bile dememiz gerektiğini biliriz. Size çok önem arz eden bir hakikatten daha bahsetmek isterim; evlat hakkı öyle büyük bir haktır ki yeryüzünde anne ve babadan, hak İsnat edecek daha büyük bir hak sahibi yoktur.
Siz, siz olun evlat hakkına riayet edin vesselam.