5.12.2019 13:12:09

Lütfiye AYDIN BİKE

Şimdi verirken son nefesimi, 
Bu son seslenişim size .
Ya tutun elimizden,
 Yada Gardaş demeyin bize.

 

Türk'ün Hayat bulduğu, İslam'la yoğrulduğu toprakların, şimdiki adıdır Doğu Türkistan.

 Doğu Türkistan, Türklerin en eski yerleşim yerlerinden biridir.

 

Milattan önce 300 lü yıllarda başlayan mücadele, 880 yılına gelindiğinde Saltuk Buğra Han la, Türk kimliğinin üzerine İslam mührü vurulur.  İslam dini, Doğu Türkistan Devleti'nin resmi dini olarak ilan edilir.

 

İslamiyet ile tanışan, Türk beylikleri kitleler halinde İslam'a girerek, tarihte Türk ve İslam kültürünün sahibi ve geliştiricisi oldular.

Asırlarca varlık mücadelesi veren Doğu Türkistan 1750 li yıllarda Çin işgali ile karşı karşıya kaldı 1863 yılına kadar 42 başkaldırı göstererek 1863 yılında Mehmet Yakup Bey'in kaşgar Devleti'ni korumasıyla yeniden bağımsızlığını kazandı.

 

19 yüzyılda, Doğu Türkistan yerel yöneticileri,  Osmanlı idaresine biat etmiş, Sultan adına hutbeler okutmuş ve siyasi bağlar kurmuştur. 

 

Sultan Abdülaziz Bey, Doğu Türkistan Emir'i Yakup Bey'e askeri heyet gönderip, destek vermiştir.

Ne yazık ki kısa süren bu huzur yılları, Yakup Bey'in ölümü ile birlikte, nihayet bulmuş, Çin'in daha büyük bir saldırısıyla, 18 Mayıs 1878'de tamamen işgal edilmiştir.

 

Çin İmparatorluğu'nun emriyle Doğu Türkistan'ın adı, Şincan (Xinjiang) yeni şehir olarak değiştirilir. 

Biz yazmaya, okumaya yorulsak ta, tarih Doğu türkistan'a yapılan zulmü, katliamı ve buna karşılık,  Doğu Türkistanlı, yiğit gardaşlarımızın, din adına verdikleri mücadeleyi yazmaya devam ediyor.

 

ÇİN, İİT'NiN GÖZÜNE BAKA BAKA SOYKIRIM YAPIYOR.

Çin’in artan gücüne karşı alternatif bir  politikaya yeltenemeyen,  İİT, (İslam işbirliği teşkilatı) sarı ineği verelim düşüncesiyle hareket eder gibi. 

 

Sarı ineği vermek yerine, Bilge'nin, "İnananlar kardeştir. Hepiniz topluca sımsıkı Allah’ın ipine sarılın, parçalanıp ayrılmayın" sözünü dinleseydiler, şimdi sıranın kendilerine doğru geldiğini çaresizce izlemezdiler.

 

TOPLAMA KAMPLARI!

Doğu Türkistan da 3 milyon müslüman, Çin Nazi kamplarında insan üstü bir şekilde, Çin işkencesi görüyor. Binlerce müslüman kamplarda sesizce kimseler duymadan ölürken, çıka bilenler ise, ya verdikleri kimyasal zehirden dolayı,  ölümcül bir hastalığa yakalanıyor,  yada aklını kaybediyor.

 

Müslüman uygurlardan, Allah’ı inkar etmeleri ve dinlerinden dönmeleri isteniyor. Yapmayanlara karşı ağır, sistematik işkenceler uygulanıyor. Bilinçaltı uygulamalarla, kamptaki Türkler,  intihara meyilli kişiler haline getiriliyor.

 

Doğ Türkistan da, Çin tarafından, Entegrasyon, Kardeş aile projesi adı altında, erkekleri kampa alınan, 1 milyon 690 bin Müslüman ailenin evine, 1 milyon 120 bin Çinli erkek yerleştirildi.

 

 Türkistan’da eğitim dili Çince (zorunlu). Oruç tutmak sağlığı bozduğundan yasak. Ramazan'ı Şerif ayında Müslümanlara zorla bir şeyler içirilip, oruçlu olup olmadıklarına bakılıyor. 2008’den bu yana dini nikah da yasaklandı. Cami ve mescitlere giriş kontrollü yasak.

 

 Türk Bayrağı, Ay Yıldız veya Türk Bayrağı’na benzer bir simge? Suç unsuru.  “Selamün Aleyküm” diyemezsiniz. Çünkü bu dinde radikallik içeriyor ve yasak. Evlere baskınlar verip, başörtülü kadınların olup olmadığı kontrol ediliyor.  

 

Çin'in, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar ağır ve insan onuruna dokunan işkenceleri, Erkerler, Kadınlar ve Çocuklar üzerinde hiç korkmadan uygulanıyor.

 

Hasılı kelam, tarih Çin'in, Müslüman Uygur Türklerine yaptığı zulmü ve Müslümanların, zulme karşı olan sessizliğini yazmaya devam ediyor.

 

Bir kız çocuğu içine seslenir, yes'in
Dört nalla gelirdi uzaklardan sesin.
Dün Malazgirt'te Viyana'da Plevne deydin
Ahh gardaş, bu gün nerelerdesin.


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.