25.01.2019 18:18:00

Neslihan SOYHAN MİCAN

                Sessizlik biz farkında olmasak ta esasında insan ruhunun ziyadesiyle muhtaç olduğu bir ihtiyaçtır. Ruhsal dünyamızın da tıpkı bedenimiz gibi onarılmaya, temizlenmeye, kişisel bakıma gereksinimi vardır.. Bunu da tabiatı gereği ancak sessizlikte, sükunette, etrafında gürültü yokken yapabilir...

 

Oysa yaşlı dünyamız uzun yaşamı boyunca hiç olmadığı kadar gürültüye mahkum çağımızda... Gerçekten uzaylılar varsa sırf artık dayanılmaz raddeye gelen, sabırları zorlayan gürültü seviyemizle tüm evrene verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı gelip bizi yok edebilirler...

 

Gece gündüz fark etmeksizin her yer her saniye gürültü, patırtı, lakırdı içinde... Dolayısıyla ruhların ihtiyaç duyduğu sükunet çoğu zaman vahada görülen serap mesabesinde... Bu yüzdendir tatillerde oldukça sessiz, ıssız bir mekan bulduğumuzda mal bulmuş mağribi gibi coşan şaşkınlık dolu sevincimiz...

Zira sessizliğe hasretiz...

Kendimizle, ruhumuzla baş başa kalıp, hasbihal etmeye hasretiz...

İnsan ruhuna iyi gelen doğanın ahenkli melodisiyle dinlenmeye hasretiz...

Teknolojinin güya hayatımızı kolaylaştırmak için ortaya döktüğü onca aygıt...

Ekranlarda bu nasıl mümkün oluyorsa:) her ama her konuda uzman! hiç susmayan yorumcular...

Her gün vatan kurtaran, düşmanı denize döken, ekonomik savaşa çözüm üreten bizler...

Zırıl zırıl hep çalan hiç susmayan telefonlar.. Mesaj sesleri..

Araç sesleri..

Trafik keşmekeşi...

Hep konuşan hiç dinlenmeyen ağzımız..

Muhatabımızı dinler görünürken bile polis otosu lambası gibi bir yanıp bir sönen gözlerimiz...

Radyo istasyonu gibi cızır cızır cızırdayan beynimiz...

Uykularımızda bile yarınki konuşma metnini hazırlayan, hangi argümanlarla rakiplerimize fark atmayı, laf sokmayı, üste çıkmayı hesap eden biz...

Ya hu biraz sükunet...

Kapatalım zihin kontaklarını...

Kendimizi tekrar formatlayalım...

Kapasitesi sınırlı mevcudiyetimiz bu kadar gürültüyü kaldıramıyor..

İşte bu yüzden daimi gerilim yüklüyüz..

Tahammülsüzüz..

Tıpkı bedenimizin perhize ihtiyacı olduğu gibi,  akıllarımızın, zihinlerimizin, ruhlarımızın da perhize, sessizliğe, dinlenmeye ihtiyacı var...

İnanın o zaman daha parlak düşünecek, beynimize kontrolsüzce yüklenmiş bilgilerin gerekli, gereksiz ayrımını yapabilecek, ruhlarımız dinginliğe erişecek, empati yeteneğimiz gelişecek, hem kendimizi hem çevremizi daha sıhhatli analiz edebileceğiz..

Yazıktır ruhlarımıza...

Tüm beşeriyetin çok çok acil biraz sükunete ihtiyacı var...

 

 

 

 


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.