14.01.2019 18:30:10

Neslihan SOYHAN MİCAN

 

 

Kim ne derse desin  son 15 yılda içerde kat ettiğimiz devasa değişim ve dönüşüm sürecinin, nail olduğumuz refah düzeyinin baş döndürücülüğü tartışma götürmez bir şekilde ortadadır. Bunun ayrımına varabilmek için de tarafsız bir bakış açısı yeterlidir. Tabii bizim gibi yüzölçümünün büyük çoğunluğu Şarkta kalan bir ülke için tarafsız bakış açısı edinmek pek de mümkün olmuyor.. Tuttuğumuz takımdan, inandığımız doğrulara kadar hayatımızın her alanında bulunduğumuz coğrafyanın karakteristiği, hep bir fikri sabitlik, bir fanatiklik söz konusu...

 

Neyse mevzuumuz bu değil şimdi..Meselemiz şudur ki; son 15 yılda süratle bir dönüşüm yaşayan güzeller güzeli ülkemizde, bulunduğu makamda ve edindiği zenginlikte eğreti duran sözde elitlerimiz bir hayli fazlalaştı.. Elbette ki her devirde böyle tezat durumlar olur ve olağandır... Lakin şu an ülkemizin gerek siyasetinde, gerek bürokrasisinde, akademi aleminde, iş dünyasında hülasası hemen her yerde  olmadan olmuş tipler cirit atıyor...

 

Psikoloji biliminde ‘olmadan olmanın’ bir insan için ne kadar tehlikeli bir durum olduğunu anlatan bir kuram vardır. Ruhi yetkinliğe erişmemiş bir bireyin kavuştuğu zenginliğin, makamın, mevkiinin ona, çevresine ve içinde bulunduğu cemiyete vereceği zararlar uzun uzun anlatılır...

 

Bir şekilde paraya kavuşmuş, cebi dolmuş ama kafası ve kalbi bomboş kalmış.. İki kocaman sıfıra benzeyen gözlerle etrafa ışık! pardon boşluk saçıyor... Gözü mevkie dikmiş, cebim dolu ben vekil, belediye başkanı hatta bakan olmalıyım diyor... Güler misin, ağlar mısın?

 

Bir başka misali de artık  tedavülde olmayan eski ekolden kalma bir tiple verelim.. Adam da ses güzel, Allah vergisi.. Bir şekilde sanatçı olmuş, vatandaşta ona alkış tutup bir yerlere getirmiş. Paraya, üne, şana gark olmuş... Sonra tutup da onu oralara getiren bu mazlum halka tepeden bakıp, cahil diye niteleyip, kadınlarımızı evde börek açmakla mevzubahis yapabiliyor.. Güler misin, Ağlar mısın? Yani börek açmayanlar münevver, börek açanlar cahil diyebiliyor..

 

Adamın ilim ölçer cihazı yufka yani... 

 

İnsan hem yemek yapıp, hem bulaşık yıkayıp, börek açıp alim olamaz mı?

 

Fesuphanallah ne günlerden geçiyoruz... Solcusu, sağcısı, dindarı, seküleri çok da fark etmiyor artık. Herkes bir şekilde ihtiraslarının kurbanı.. Çizmeye çalıştığı profille; duruş, tutum ve davranışlar örtüşmüyor..

 

Eski İstanbul beyefendi ve hanımefendilerinden arıyor insan ama onlar da artık sadece kitaplarda kaldı...

 

Hani hiç bir şey bilmese bile haddini bilen eski insanlar... Hayatları, Edebin ve Adabın tarihçesi bakımından okutulabilir...

 

İnsan kalitemiz hızla düşüyor farkında mıyız? Madden zenginleşiyor, manen, ilmen ve ahlaken yerle yeksan olmak üzereyiz farkında mıyız? Ha bire maddesel yatırımlara hız veriyorken insana yatırım yapmıyoruz farkında mıyız?

 

Siyasetin içinde, yönetim kademelerinde, ekranlarda yerini doldurur, lafı dinlenir, örnek alınabilir fert sayımız kırmızı alarm veriyor... farkında mıyız? Liyakat; artık sadece terminolojide kalmış farkında mıyız? Tepeden tırnağa makamlarda temsil kabiliyeti olmayan insan kaynıyor farkında mıyız?

İyice geç olmadan  farkına varırız inşallah.. Kültürel devamlılık yetkin şahsiyetlerle mümkün zira..

 

Milletler mührünü  yetişmiş insanlarıyla vurur çağlara...

 


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.