8.04.2020 14:18:36

Lütfiye AYDIN BİKE

 

Bu yaşadığımız olay bela değil musibettir. Musibet düzeltme fırsatı olanlara verilir, geri dönüşü vardır.

 

An itibari ile hala ihtar durumundayız. İhtar; çok sesli, çok yankılı ve çok yaygın olur, lakin telafisi vardır, kalıcı değildir. Ceza ise çok sessizdir sakince gelir, yakar yıkar gider, telafisi yoktur.

 

Yaşadığımız son virüs hadisesine baktığımız da, tüm dünyanın kulaklarını, yüksek volümlerde çınlatan afet seslerinden anlıyoruz ki, yaşadıklarımız henüz ceza değil, FIRSATTIR.

 

Felaket senaryoları ve virüsler, bütün dünyada dolaşırken, müslüman coğrafyalarını da korkuttu, korkuttu diyorum çünkü, hala korkunun bedeni yok. 

 

TÜM DÜNYADA YÜKSEK ÖLÜM KORKUSU VAR AMA, YÜKSEL ÖLÜM ORANI YOK. Yüzlerce kat daha fazla ölüm vakası olan hastalıklar dahi, bunun kadar yüreklere korku salmadı.

 

Sanki herkezin yüreği sert bir ihtardan ürpermiş, ilahi ihtarın müsebbibi olduğunu anlamış, tedirgin ve endişeli bir bekleyiş içinde.

 

Gök gürültüsü gibi, sesin dehşetinden bir şeyin toprağa düşeceğini anlarsın, gürlemenin şiddeti yıldırımı işaret eder ama yağmurdan da ümidini kesmezsin. 

 

Bütün izler ve işaretler şu anki yaşananların İhtar olduğunu, Ceza'nın ise henüz beklemede olduğunu işaret ediyor. Hadiselerden anlıyoruz ki bu yaşananlar bir ön uyarıdır ve çok çok tevbe vaktidir.

 

Ama bütün bu olanlar plan, proje, üst akılların oyunları, yaşlı bedenleri öldürüp, genç ama ruhu olmayan bedenleri yaşatıp yönetmek istiyorlar. Rockefeller dünya nüfusunu imha edecek, İnsanlara çip takıp köleleştirecekler diye devam edip giden komplolar var. 
وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ ۖ وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ

 

Unutmayalım. Allah tüm komploları bozandır. Herşey onun izni ve müsadesi ile hareket eder. Allah dilerse bütün planları yerle bir eder. Demekki hak edişler var, kiminin iki eline gönül ateşi, kiminin iki eline ten ateşi.

 

Şuan yayılan bu virüsün başladığı yer itibariyle, ceza kuffara gelmiş isede musibeti bize kadar bulaşmıştır.

 

Her koyun kendi bacağından asılır lakin, boğularak askıda kalan koyunun kokusu izleyenleri de hasta eder.

 

Bu ihtarı dikkate almamız, fayda vermeyen son pişmanlıktan önce ki, son çıkış şansımız olabilir. 

Bu musibetten kurtuluşun yolu ise "ANLADIM, demektir. 

 

Anladım ! Her köşesi bir başka evliyanın, gönül sultanının mekânı olan, bağrında nice Fatihleri nice Şehitleri saklayan, Ezanların Selaların birbiriyle yarıştığı toprakların üzerinde, rengarenk pervasızlık ların, rengarenk hayasızlık ların, Lut Kavmi gibi ortalara dökülmesinin finanse edildiğini görmezden gelip, kendi değerlerimizi sahipsiz vedahi camileri bomboş bıraktığım için, CAMİLERİ KAPATTIN.

 

Anladım ! insanların özel hallerini, özel ahlaksızlıklarının 24 saat TV'lerde konuşulduğunu, mahremiyet ölçüsünün haddi aştığını, dizi filmlerin, toplum ahlakını mahvettiğini, genç neslin bu değer ve yargılarıyla büyüdüğünü, sadece izlediğim için EVİME KAPATTIN.

 

Anladım ! Günde 26000 insanın açlıktan öldüğü, Yetim yavruların sahipsiz, susuz, aç kaldığı dünyada, doğum partileri, diş partileri, abartılı ve süslü düğünler, iç çekimler, dış çekimler, tıklım tıklım giyecek dolapları ve envayi çeşit sofra selfileri yaptığım için RIZIK KORKUSU VERDİN.

 

Anladım ! Uygur kardeşlerimizden 99 feryat geldi duymak istemedim, yüzüncü de, uygur müslüman kadınlar, 1.600,000 Çinli erkeği bizim mahremimize koydular diye feyrat ettiler, yine rızık darlığından korktum ve duymak istemediğim için, 101. de virüs haberi ile ÖLÜM KORKUSU VERDİN.

 

Anladım ! Dünyadaki mazlumların yardım feryatlarına, yeter artık, hep biz mi vereceğiz dediğim için, savaştan,
affet'ten, zulümden kaçan, sığınak arayan mazlumlara kızdığım, kapatın kapıları kimse gelmesin, sokaklarda onları görmek istemiyorum dediğim için SOKAKLARI YASAK ETTİN.

 

Anladım ! İyilik; sadece yüzlerimizi doğu, yada batı tarafına çevirmemiz değildir. Asıl iyilik; Allah’a, âhiret gününe, kitaplara inanmak; malını sevdiği halde akrabasına, yetimlere, yoksullara, yolda kalan gariplere, vermektir; namazı dosdoğru kılıp zekâtı hakkıyla ödemektir.

 

İyilik; Kur'an'ı tesbih tesbih saymak değil, Kur'an'ı ilaç yapıp yutmaktır. İnsan hakkına riayet etmektir. Namusunu korumaktır, vedahi düşmanının namusunu dahi korumaktır. Zinaya yaklaşmamakdır. İlim ve bilim sahibi olmaktır. Çalışkan Olmaktır. insanlara faydalı olmaktır. 
 

Ben bunları dilimle ikrar edip, kalbimle tasdik etmediğim için, KABE'NİN, RAVZA-İ MUTAHHARA'NIN, MESCİD-İ AKSA'NI KAPILARINI KAPATTIN.

 

MUSİBET, KÜFFARIN KÜFRÜNÜ, MÜMİNİN İMANINI ARTIRIR. Yıpranmış imanlarımızı kurtarmak için bu ihtar son şansımız olabilir.

 

İnsanlar sadece yaptıklarıyla anılmazlar. İnsanlar, yapması gerekirken yapmadıklarıyla da anılırlar vesselam...


Lütfiye Aydın Bike


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.