Öncelikle gazeteye ilk yazım olduğundan kendimi tanıtmakla başlamak isterim
Ben Ferit TUNCER aslen batmanlı olup Halen batmanda ikamet edip burada büyüyüp doğunun kültürüyle yaşayan biriyim.
Eğitim öğretim sürecinde yaramaz bir öğrenci profiline sahiptim, 3 ilk okul 2 lise değiştirdim.
Belki sosyal kimliğimi bireylere olan diyaloğumu buna borçlu olabilirim küçük yaşlardan itibaren geleceğe dair tek hayalim öğretmen olmaktı çünkü çocukları çok seviyordum .
Lise bittikten sonra hayalim olan Malatya İnönü edebiyat öğretmenliğini kazandım.
Fakat eğitim sisteminin olumsuzlukları , çevre baskısı ve atanmama korkusuyla kazandığım üniversiteye kaydımı yapmadım .Hayat tekrardan hayalimi gerçekleştirmem için bir fırsat daha sundu
tabi aklımda olmayan bir bölüm olan beden eğitimi öğretmenliği arkadaş tavsiyesi ile özel yetenek sınavından oluşan bu bölüme başvuru yapıp başarıyla sınavları geçerek kazandım
Ne Oldu Yine Kpss Sınavıyla atanamadım , fakat durmadım kendimi bu bölümde geliştirmek istedim
Yüzme bilmeyen biri olarak geç yaşata yüzme öğrenip bu branşta ilerleme göstermek istedim
Kısa sürede yüzme öğrendim onunla yetinmeyip cankurtaran oldum bir kaç özel kurumda çalıştıktan sonra kamuya yerleştim öğretmen olamadım ama bir kamu kurumunda can kurtaran oldum .
En güzelide yine çocuklarla iç içe olmamdı sonrasında kurum içinde yüzme dersleri vermeye başladım
Ardından spor kordinatörlüğüne yükseldim .Sonrasında Batmanda Olmayan Ve Halen İlginç Karşılanan Dalgıçlık Hevesim başladı Bu hevesle Kalmayıp Antalyada aldığım eğitimlerle dalgıçlık eğitimimi başarı ile bitirdim
Öğretmenlik mesleğini bu denli benimsememin nedeni çocuklar demiştim .Çocukları mutlu ederek mesleğime daha çok sarıldım iyimser bakınca evet her şey çok güzel fakat işin görünmeyen kısmına uzanan el olmak istedim.Çocukluğun iki katagoriye ayrıldığını gördüm (Mutlu Çocuklar Mutsuz Çocuklar ) günümüz gençlerin ve çocukların modayı takip etmesi lüx ve refah hayat sürdürmeleri keyf i sefa bir bolluk içinde yaşayan kolej çocuklarının dışında işçi çocuklarının petşişe toplayan dilenen evde bugün ne var ne yok düşünme hevesi olamayan çocuklar okula yırtık ayakkabısıyla gelen Alinin Mehmet’in eskimiş ayakkabısını giyen çocuklar olduğudur . Hatta ne gördüm biliyormusunuz, öğle arası eve gelme okulda kal yiyecek yok diyen anneye şahit oldum işte bu şekilde bir yola başladım
Tabi bu yola girmeden çok engellerle karşılaştım başlangıçta kimseden destek almadım lakin Pes etmedim daha sonra ufak tefek desteklerle yardımlarımızı göstererek karşılaştığımız bu kötü durumları açığa çıkardıkça yardımsever vatandaşlarımızın desteği çığ gibi büyüdü
Önce çocuklar üşümesin dedik 3000 çocuğa mont ve bot yardımında bulunduk ihtiyacın sadece mont ve bot dağıtımından ibaret olmadığını anlayıp şuan çok değer verdiğim Güzel Kalpler Topluluğunu Kurdum .Ekibimle Büyük Bir Aile Olup Binlerce Çocuğun Umudu Olduk Kışlık Kıyafet Yardımı Yüzlerce Aileye Gıda Yardımı yüzlerce çocuğa kırtasiye malzemesi köy okularına mini kütüphaneler açtık
8000 çocuğa kitap dağıtarak çocukların dostları Olan Kitaplarla Buluşturduk .
Tüm Bu Çalışmaları Çok Kısa Süre Olan 6 ay içinde yapıldı ,bu süre zarfında geçmişe baktıkça bunlarla yetinmeyeceğimi anladım ve çok güzel proje ile diğer yazımda buluşmak üzere…..
Güzellikle kalın