Bir adam yada bir kaç adam yada çok adam...
Yani epeyce adamlarla .
Bazen sohbet etmek isteği,bir merhaba deme isteği
bizleri bir araya getiriyor.
Arkadaşı biliyorum tanıyorum ve dinliyorum.
Arkadaşın çözülmesi gereken çok sorunları varken,
arkadaş küresel sorunlarla meşgul
İçeceği bir bardak çayın hesabını yaparken
dünyaya yön vermesini bir kenara bırak,
bana da yön veriyor. Çünkü onu tanıyorum
Hatta cihat yapıyor aklı sıra bana.
Düşünmeyen, düşünemeyen
konfeksiyon fikirlere esir olmuş bir tuhaf adam...
Önceleri bu arkadaşlardan fazla yoktu,
son yıllarda sayıları bayağı çoğaldı
Sanki vatanın ,bayrağın ,kitabımızın mahalle sorumlusu gibi
kendini mecbur hissediyor.
Sanıyorum öbür tarafı da garanti etmiş olmalı ki
nerde ise bizleri oraya bırakmayacak aklı sıra.
Sen ne anlarsın diyor, dünyadan haberin yok
bak bir çok ülkeyle vizesiz gidiliyor ,
bundan daha güzel bir şey varmı ?
Haklısın yok diyorum, gerçekten de güzel,
sevindirici. Peki sen köyüne kaç yıldır gitmiyorsun?
Hem vizede yok biliyorsun.
Sorma diyor, köy burnumda tütüyor ama işte malum,
ekonomik sebeplerden dolayı köyüme gidemiyorum ...
Eee peki diyorum ,sen köyüne gidemezken
bir çok ülkeyle vize sorununun olmasına neden seviniyorsun,
yoksa iş adamlarımız içinmi bu sevincin?
O anda devrelerde bir sorun oluyor sanırım
düşünüyor, düşünüyor.Bir cevap bulamıyor tabi.
Bu sene kupayı kim alır sence gibi kıvrak bir geçişle
konuyu değiştiriyor.
Yani değerli dostlar tabii ki bir çok ülkeyle vizelerin kalkması
güzel bir şey.Ama kendi sorunlarını göremeyen
ve bu sorunların çözümünde kılını dahi kıpırdatmayan
bu arkadaşlarımı üzüntüyle dinliyorum
Yazın uzun günler genç adam yada genç emekli
gün boyu parklarda kahvehaneler de lak lak la
günü bitiriyor.Ülkeye bir katma değer sağlamasını
kenara bırak, kendine hayrı yok .Ama düşünceleri
tavan yapmış durumda...
Geçtiğimiz yaz Ağustosta Erzuruma gitmiştim.
Yaz sıcağı ilçem ispirde çarşıyı dolaşıyordum.
İnsanların çoğu serin bir yerde keyf yaparken
bir demirci dükkanı gözüme ilişti.
Demirci dükkanına girdim yaşı yarım asrı çoktan devirmiş
bir adam körüğün başında nar gibi kızarmış bir demiri dövüyordu
Teri demire düşünce tıııss sesini duyuyordum sanki...
Dedim usta kolay gelsin, sağol dedi... Bu havada bu iş zor değilmi dedim.
Hayır dedi ,ALLAH can sağlığı verdiği sürece bu demirleri keyifle ,aşkla
şekillendireceğim.Çünkü benim helal para kazanmam ne kadar gerekli ve elzemse
ülkeme de bir katma değer sağlamam o kadar elzemdir...
O esnada aklıma Büyükçekmece geldi. Sahilde şazlonguna uzanmış,
akranları güneş banyosu yapmakla meşguldüler.
Amca dedim ALLAH senden razı olsun.İyiki senin gibiler bu ülkede
azda olsa varlar. Kolay gelsin dedim, ayrıldım ordan...
Son olarak çinli bir filozof demişki
1 Anlık mutlu olmak istiyorsan Şekerleme yap
1 Günlük mutlu olmak istiyorsan balık tut
1 Aylık mutlu olmak istiyorsan evlen
Ama ömür boyu mutlu olmak istiyorsan işini sev ve çalış
Galiba bu demirci ustası bu son şıkkı yaşamına uyguluyordu.
Sağlıcakla kalın