KUR'AN KADINA ŞİDDETİ RET EDER.
Umursamazlığın,duyarsızlığın ,aymazlığın,neme lazımcılığın tavan yaptığı ülkemizde "ne oluyoruz Allah aşkına"gibi bir soruyla kurcalanıyor insanın kafası zaman zaman.Nedir bu bizdeki haleti ruhiye?! Toplumun gidişatı hangi yöne?Ne oldu sımsıkı sarmalayıp üstüne titrediğimiz değerler?Bir anda buhar olup uç'madı ya !...
Yanı başımızda bir trajedi yaşansa,sadece seyir ediyor, yetmiyormuş gibi elimizden düşüremediğimiz cep telefonlarımızla olayları kamera kayıtlarıyla ölümsüzleştirmeye çalışıyoruz(!)Kimsenin o an nasıl bir yardımın yapılabilinceği fikri akla nüks etmiyor ne hikmetse.Bu hal ve şeraît içerisinde, maziye bir özlem duygusu kendini his ettirebiliyor inceden, inceye sık,sık.
Eskiden öyle miydi insanlar? Birbirine yardım için yarışmazlar mıydı? "Birinin problemi hepimizin" düşüncesi hakim değil miydi toplumda? Herkes,elinden geleni yapmaktan geri durur muydu?
Hele son zamanlarda kadınlara yönelik artan şiddet eylemleri ve sonucu ölümlerle biten facialar toplumun şu anki menfi davranış biçimini su yüzüne çıkarmış durumda.Türü şekli ne olursa olsun,insanı;hatta başka bir canlıyı öldürmenin büyük günahlardan olduğu tüm dinlerde mevcut iken;gün yok ki,kadına yönelik bir şiddet veya ölüm eylemi olmasın.Dini sorulduğunda yüzüne şaşkın, birazda kızgınlık içeren bir bakış fırlatan muhatabın"müslümanım" elbette demesine karşın;
Kuran'da sabık nisa(kadın)süresini okudun mu diye sorduğunda; muhtemelen okumadım cevabını verecektir.Tüm ayetleri kadın haklarıyla ilgili bu surede,kadını değil öldürmek,fiske dahi vurmayı yasaklar.Onu ben yarattım,sen kimsin ki onu öldürüyorsun der yüce Allah.
Bu güzelim dünyayı, dayayıp döşeyerek biz insan oğluna bahş eden Allah;barış ve huzur içinde güzel güzel yaşayın diye buyurmuş.Biz kimiz ki; var edemediğimiz bir canlının yok oluşuna karar verelim.Şimdi burda naçizane yetkililere,Bu tür menfur olayların faillerine verilen cezaların caydırıcılıktan uzak olduğunu bir vatandaş olarak söyleme gereği duyuyorum.Artık ülkemizde bu facialar yaşanmasın.Her biri bir anne,bir kardeş,bir eş olan kadınlarımıza reva görülen bu elim acıların yaşanmaması için;herkesin elini taşın altına koyması gerekir.
DEMOKRASİ BİLİNCİ.
Kabul görmüş bir sisteme ait konseptler den bir tanesi bile,işgal ettiği statü'den milim kayma yaparsa;toplumsal bir kaosun yaşananbilme ihtimali yüksek olur.
Tüm sistemler için de geçerli olan bu durum, göz ardı edilemeyecek kadar önem arz eder.
Bu kavramların yerinde ve doğru kullanılması, kişisel çıkarlarımıza ters düşecek bir sonucu tezahür ettirse bile; tahammül sınırında tutulma gayreti bir erdem olgusunun yegane işaretleridir.Bu minvalde hareketlilik,insani münasebetleri daha reel, daha yapıcı yapar; sosyalleşmeyi daha anlamlı hale getirir.
İğneyi önce kendimize batırma istidadına erişebilirsek,o vakit her şeyin daha kolay yürüdüğünü
görecegiz.
Başka bir deyişle,yapılacak bir empati, muhatap hakkında verilecek bir karar sürecini müsbet bir mecraya taşıyabilir.
Bu tür insani davranışlar; ancak demokratik ülkelerde varlık sahasında boy gösterir.Sistemlerin belki de en mükemmeli olan
Demokrasi,fark gözetmeksizin salt, pürüzsüz ve olduğu gibi toplumsal yaşama dahil edilirse,ihtiva ettiği kurallarla ilgili oluşabilecek bir bilincin tesisi çoğulcul bir mutluluğun elde edilmesini mümkün kılar.
Bu şekilde,ayrıştırılmaların, tefrikalar'ın,ötekileştirilmelerin önü de alınmış olur.
Yoksa monarşik veya oligarşik montajlamaların size ancak kazandıracağı menfi kurgulu bir toplumsal reaksiyon olur.
Bize düşen,bu insani,bu olgun,bu güzelim sistemi koruyup kollamayı milli bir dava haline getirmektir.Sonuçta her sistem mutlak bedeller ödenerek içtimai alanda var olur.Hülâsa, Demokrasi: Hak,hukuk,sevgi saygı, empati, ve karşılıklı hoşgörü ile yürür.Bu unsurlardan bir tanesi dahi eksik olursa, işlevini yitirir; Maazallah bireyleri başka düzen arayışlarına iter.
İDEAL GENÇLİK.
"Asım'ın nesli diyordum ya;nesilmiş gerçek.
İşte çiğnetmedi namusunu çignetmeyecek. "Mehmet Akif Ersoy'un bu dizelerinde adı geçen Asım'ınhikayesi şöyle:Bazı kabile reisleri, peygamber efendimizden; kendilerine İslam dinini öğretecek öğretmen talebinde bulunurlar.Peygamber, bir kaç yaşlı öğretmen arasına, Asım isminde bir sahabeyi de katarak gelen kafileyle birlikte gönderir.
Bir su başında kendilerinden fazlaca kalabalık bir müşrik grubunun saldırısına uğrayan kafile,olağan üstü bir mücadele sonunda;kimi şehit düşer,kimi esir alınır.Şehitler arasında Asım da vardır.Teslim olmayı ret eden genç sahabe, yaşının fevkinde bir olgunlukla,teslim olmak yerine;şehadet şerbetini içmeyi tercih etmiştir.
Müşriklerin amacı,Asım'ın başını kesip, bir müslümanın kafatasında şarap içmeyi düşleyen putperest bir kadına satmaktır. Bir arı bulutu, Asım'ın cesedi üzerinde adeta bir koruma kalkanı oluşturarak,müşriklerin amacına ulaşmalarını engeller.Sonra yağan müthiş bir yağmurla birlikte;bir sel Asım'ın cesedini alır götürür.
Şair burada her Türk gencinin Asım gibi vatanperver, namuslu ve sağlam bir imana sahip; bağlı olduğu değerleri,canı pahasına koruyacak bir karekterde olmasını şiddetle arzu etmektedir.Nitekim, Namık Kemal'de,genç nesilin mutlaka damarlarındaki asil kana göre müsbet davranışlar sergiliyeceğini, atalarının izinde gideceğinden ümitvar olduğunu bu dizelerle ifade etmiştir."Atam'ın heybeti maruf-ı cihandır.
Fıtrat değişir sanma kan yine o kandır."Genç nesil bir hazinedir.Bu hazine çarçur edilmeyecek kadar değerlidir.Bu değere sahip çıkmak,korumak,ve kollamak her ebeveynin görevi olduğu gibi;devletinde bunda bir payı olması beklenebilir.Bizi aydınlık dolu yarınlara taşıyacak olan bu hazineden sâdır edecek ışıltılar'ın hiç sönmemesi konusunda bir çabanın tesisi elzemdir.Gençliği envai çeşit tuzaklarla ahlaki çöküntülere kurban etmeye çalışacak tüm şer odaklarıyla topyekün bir mücadelenin olması kaçınılmaz gibi gözüküyor.
Başı boş bırakılmışlığın gereksiz serbestliğin kayıtsızlığın sevgide ölçüsüzlüğün harmanlandığı ortamlarda yetişmiş olmaları, istenen sonucun aksi yönde tezahürünü gerçekleştirebilir.Bu durumun olabilme ihtimalini minimize bir seviyeye indirgemek için hesapları akıl süzgecinden geçirerek ,edep platformuna çıkarılmalıdır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.