Mehmet TAZEOĞLU

Tarih: 22.08.2019 12:43

ÜLKEDE YAŞANAN HER ŞEY HER ŞEYLE ALAKADAR SANKİ...

Facebook Twitter Linked-in

Coğrafyamızda çok hassas dönemler yaşadığımız şu günlerde; Diyarbakır, Mardin ve Van Belediyelerine kayyum atanması ülke gündeminin birinci sırasına yerleşmiş görünüyor. Çok hassas dönemler yaşıyoruz deyince de, ÜLKEDE HER ŞEYİN HER ŞEYLE ALAKADAR olduğunu söylemek de mümkündür aslında... Birincisi güvenlik güçlerimiz ülkemizin Suriye sınırında ve Doğusunda yoğun bir operasyonla terörle mücadele çalışması yürütürken, sözü edilen Belediye Başkanlarının buradaki terör örgütleriyle kol kola olduklarını ve her türlü destek sağladıklarını da düşünürsek zamanlama çok yerinde... 


İkincisi, Amerika’nın destekleyip hayalini kurduğu Suriye içinde “Özerk  Bölge” oluşturmak istediği şu zamanda; aynı işbirlikçi maşalarla birlikte hareket eden ve benzer rüyalar gören bu Belediye Başkanlarının görevden alınması da başka bir açıdan “Devlet içinde devlet kurdurmayız” mesajı olmuştur... Dedik ya, her şey her şeyle alakadardır diye; bu gün Ege’de veya Akdeniz’de ya da Suriye ve Irak sınırımızda en ufak bir zaafiyet, önlenemez başka zaafiyetlere sebep olabilir. Tıpkı geçmiş zamanlarda küçücük bir adacık olan Kardak Adası için yerinde ve zamanında gösterilen devlet refleksi gibi, buralarda da en ufak bir güvenlik tehdidi gereken önemde ele alınmalıdır, alınıyor da zaten...


Memlekette her şey her şeyle alakadardır dedik ya; gelelim kayyum atamasıyla ilgili siyasetin, yürütmenin ve yargının alakadarlığına... Bu ülke terörün “Hendek” adıyla anılan çirkin yüzünden çok travma yaşadı. Kim bilir belki tedbiren bu görevden almalar olmasaydı Allah korusun benzer manzaraları yine görecektik. AMA VE FAKAT bu başkanların görevden alınmalarına sebep olan davaların ve incelemelerin çoğu adaylıklarından öncedir. Ne yazık ki bu sözde başkanlar, davaları ve incelemeleri devam ederken; elini kolunu sallaya sallaya aday olup üstelik devletin güvenlik güçlerine de parmak sallayabiliyorlar. Hırsızın hiç mi suçu yok kabilinden ve de Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir gerçeğinden yola çıkarak; NEDEN BUNLARIN ADAYLIKLARI ENGELLENMEDİ? Yoksa böyle bir MAĞDURİYET EDEBİYATININ ZEMİNİ Mİ HAZIRLANDI? soruları akla geliyor... Üstüne üstlük 31 Mart Seçimlerinde Yüksek Seçim Kurulunun sandık kurullarında gösterdiği tavır da göz önüne alındığında doğal olarak insan bu sorulara cevap arıyor. 


Hâsıl-ı Kelam, eğer hassas bir coğrafyada, hassas dengeler üzerinde yaşıyorsak; devlet olarak göstereceğimiz en ufak bir zaaf, yine bölgemizde cirit atan terör örgütleri ve onu destekleyen hain ülkeler açısından yumuşak karnımız olacaktır maazallah...
Son olarak, bu görevden alma ve kayyum atamalarına ilişkin yapılan açıklamalara da bir iki cümle kurmak gerekirse; hadi CHP, HDP ve İYİ Parti ortaktırlar ve bir birlerine ahde vefalık gösteriyorlar diyelim. Ama Sn Gül, Sn Davutoğlu gibi halkın gönlünde belli bir yeri olan siyasilerin görevden almalara eleştiri getirmeleri toplumun gönlünü yaralamıştır. Küçük bir ayrıntı ile belki bu kayyum atamalarının usul ve esaslarına ilişkin bir eleştiriyi mazur görmek mümkün olsa da kahır ekseriyetle millet bu açıklamaları hoş karşılamamıştır vesselam...


Haaa, bir de Sn İmamoğlu var değil mi? Sel felaketi üzerinden yeni seçilmiş bir Belediye Başkanına vurmanın doğru olmadığını düşünüyorum. AMA FAKAT VE LAKİN diyorum ki; keşke “Boş geçirecek zamanımız yok, mazbatamızı verin işimize bakalım” dedikten sonra ve “Halkın hizmetkarı olacağız”, “İsrafı önleyeceğiz” gibi sloganları ağza sakız yapıp seçim kazandıktan sonra; LÜKS BİR TATİLDEN BİRAZ ERKEN FERÂGAT EDİLEBİLSEYDİ HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAKTI BELKİ DE... Artık iletişim araçları çok geniş; millet her şeyi görebiliyor.


Bu vesileyle ülkemizin dört bir yanında ve sınır ötelerinde terörle mücadele eden kahraman güvenlik güçlerimize başarılar diliyor, “Tırnakları taşa değmesin inşallah” diye dua ediyorum... 


Kalın Sağlıcakla...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —