Rivayete göre, Yemen Nuh as. tarafından, oğlu Sam'a verilmiştir. Nuh aleyhisselamın oğlu Sam'ın soyu günümüze kadar yemenliler olarak gelmiştir.
Yemen Kur'an'da da, bahsi geçen bir çok önemli hadise'ye, ya sahne olmuştur ya da, hadiselerde, önemli rolü olan isimlerin memleketi olmuştur. Fil suresi (ebrehe) Buruç suresi, Sebe Suresi ve Hud suresinden Yemen'in kokusu gelir. Ayrıca Ammar b. Yasir, Ebu Hureyre, Ebu Musa el-Eşari, Feyruz b. Deylemi gibi birçok sahabe ve İmam Şafii’nin annesi , İmam Malik, İmam Hanbel’inin memleketidir Yemen.
Yemen, insanlığın en eski medeniyet merkezlerinden biriydi. Arap Denizi, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’e bakan sahilleri, dillere destandı. Bereketli toprakları tüm insanların hayranlığını celb ederdi.
Bu güzellik 7. yüzyılda Hz Muhammed'in ilgisi ile taçlanıp, Muaz bin cebel'in iştirakı ile de, bir islam ülkesine dönüştü.
Yemen, Abbasi Devleti’nin gücünü yitirmesiyle, bölgesel güçlerin ve birçok devletin egemenliği altında kaldı. 1517 yılında, Osmanlı imparatorluğuna vilayet olmasıyla, 401 yıl Yemen'lilerin gönüllerin de huzur, topraklarda bereketler filizlendi.
Afrika, Asya ve Hint Yarımadası arasındaki ticaret yollarını besleyen önemli güzergahlardan biri olan Yemen, özellikle Afrika'nın doğu kıyılarında yetiştirilen kahvenin toplanarak buradan Anadolu ve Asya'nın içlerine ulaştırıldığı merkez ve ticaret kavşağı oldu.
Yemen Osmanlı İmparatorluğu'nun vilayeti olduğunu, 401 yıl tüm dünya haritalarına derin izlerle yazdı. Mondros antlaşması ile gölgelenen bu izler, 1918'de, son Osmanlı askerinin de çekilmesi ile, Yemen sözde bağımsızlığını ilan etti.
Yemen tarih boyunca hem stratejik açıdan, hem de manevi açıdan, gözden çıkarılamayacak kadar, önemli bir bölgedir. Bu nedendendir ki, binlerce Osmanlı askerinin kanını verdiği ve gidip de gelmediği yer olmuştur.
Soğuk Savaş politikalarının içine çekilen Yemen, komünistlerin yönetiminde, Sovyetler Birliği'nin etki alanı altına girerken, aynı zamanda Araplar arasındaki çatışmaların merkezi haline geldi. 2011 ve 2015 yıllarında dış güçlerin beslediği iç savaş şiddetini artırarak devam etti.
Yemen tamamı Müslüman olan, 30 milyon nüfusa sahip bir ülke. İç savaş sözünün, bu rakamın hiç bir yerine sıkıştırılması mümkün değildir. Lakin siyonist güçlerin bunca zamanlık stratejisini okuduğumuzda cevap önümüze çıkıyor. Gözlerine kestirdik leri Müslüman ülkelerin, ilk önce ruhunu, sonra bedenini öldürüyorlar. Bunun örneğini zulüm gören birçok ülkede görebiliriz. Yemen'de ise birçok örnekten hatırı sayılır bir örnek GAT. Gat bitkisi aklı örten, sahte keyf veren bir bitki çeşididir. Gat 100 yıl önce İngilizler tarafından getirilmiştir.Yemen'de, özellikle kuzeyinde, çoğu insanın yanağında çiğnenen, devlet görevlileri ve hatta askerler için bile çiğnenmesi yasak olmayan bir bitkidir.
Gat, Çignendiğinde merkezi sinir sistemi uyarılır, uyanıklık, dikkat odaklanma, konuşma istegi artar, keyif verir. abartılı neşe, taşkınlık, bilinç bozukluğu yapar ve binlerce yıllık tarih bulanıklaşır.
Ahhh, Dünyanın en eski medeniyeti, Nuh aleyhisselamın, Sam'ın, Ammar Bin yasir'in diyarı Yemen.
Ahhh, Muaz bin cebel'in emaneti, Toprağı Kur'an'ın sayfalarına mısra olan, Ceddimin evlatlarını bağarında taşıyan, Gideni geri gelmeyen Yemen.
Ahh, kahvesinde 401 yıllık hatırı olan, topragın üstünde bereket, altında zengin kaynaklar barındıran. Sahillerinde ihtişam olan Yemen.
Ahh, bugün üzerine Rahmet yerine bomba yağan, toprağından acı fışkıran, Yemen.
Ahh dedemin emaneti sana ne oldu. Muaz Bin cebel'in izlerine yabancı izler basıyor. Ammar Bin yasir'in torunları aç uyuyor. Ebu hureyrenin torunlarının susuzluktan derileri kuruyor. AHH YEMEN SENİN ÇOCUKLARIN AÇLIKTAN ÖLÜYOR.