Toplum yalan haberler ve saçma sapan komplo teorileriyle provoke edilmek isteniyor. Bir kaos ortamı oluşturup, çatışmalar çıkarıp iç savaşa sürüklemeye çalışılıyor. Lütfen sağduyulu olalım. Zor günlerden geçtiğimiz bu günlerde toplumu kutuplaştırma peşinde olanlara asla prim vermeyelim. Gün dayanışma ve birlik günüdür.
Kırmızı karınca ile siyah karınca deneyini bilir misiniz. Kırmızı karıncalar ile siyah karıncalar kendilerinden olmayan, fıtratlarına aykırı bir kavanozun içine yerleştirilirler. Uzun süre kardeşçe ve huzur içinde yaşarlar. Bilirler ki hepsi karıncadır, renklerinin ve ırklarının bir önemi yoktur. Lakin karıncaların huzurlu ortamını bozmak isteyen deneysel bir el kavanozu şiddetle sallar. Kavanozda bir kaos ortamı oluşur. Kırmızı karınca bunu yapan düşmanın siyah karıncalar olduğunu düşünürken siyah karıncalar bu kaosun nedeni olarak kırmızı karıncaları görür ve bir anda karıncalar birbirlerini öldürmek için savaşmaya başlarlar. Savaşın nihayetinde kazanan kavanozu sallayan el, kaybedenler ise kırmızı karıncalar ile siyah karıncalar olur.
Bu deneyin tekrarlarındaki süreci söylememişler. Lakin ben ümit ediyorum ki birkaç sallantıdan sonra karıncalar kavanozu sallayan eli fark etmiş ve her kaos ortamında birbirlerine dayanıp sarsıntıdan kendilerini korumuş olsunlar.
Biz bu kavanozu sallayan ellerden çok çektik. Bizim toplumumuzda hala geçmişte sallanan kavanozların darbe izleri var. Artık bir kaos ortamı oluştuğunda yabancı bir elin huzur ortamını karıştırmak istediğini tecrübelerimizle anlıyoruz. Hasarsız atlatma yolunun ise birbirimizle dayanışma olduğunu çok acı tecrübelerle öğrenmiş olduk. Bizim ülkemizin kuvveti ve kudreti nice yangınları söndürmeye muktedirdir. Yeter ki fitnenin yangınına düşmeyelim.
Artık fitnenin gelişini ayak seslerinden tanıyoruz. Fitne bazen ağaç maskesi ile gelir, bazen yangın maskesi ile gelir. Acımadan yakar yıkarlar, arkasından da bizi yakıyorlar diye feryat ederler. Akıl hocalarının lideri şeytan olduğu için, her gün yeni bir fitnenin yangınını ateşlemek için en zayıf zamanı kollarlar.
Pandeminin pençesinde iki yıldır kıvranan ülkemizde, ekonomimiz ve toplum psikolojimiz ciddi manada hasar gördü, görmeye de devam ediyor. Dış güçler ittifak kurup sınırlarımızı tehdit ediyor. Etrafımızdaki tüm ülkelerde savaş ve kaos var ve bir anda ülkemizin yüz iki noktasında eş zamanlı tahrip gücü yüksek yangınlar çıkıyor. Anlasana artık kavanoz sallanıyor.
Üzülerek görüyoruz ki hala anlamakta zorluk çekenler var. Hala detaylarda boğuluyoruz, sosyal medyanın saçma sapan haberlerine pirim veriyoruz, ağaç modellerini dahi tartışıyoruz. Bazen feryat edesim geliyor anlayın artık kavanoz sallanıyor.
Zaman tam da büyük sözü dinleme zamanı, "Etrafı duman bürüdüğünde, oturan ayaktaki den, ayaktaki yürüyenden, yürüyen koşandan daha hayırlı olur. Siz o gün geldiğinde kendinize bir sığınak bulun."
Hasılı kelam ya kendimize Kur'an gibi bir sığınak bulup, hayrı konuşur karıncanın heybesine su oluruz. Ya da sırtımızı döner, şerri konuşuruz, Nemrut'un mancınığına ateş oluruz vesselam...