Menü İdeal Yaşam
Lütfiye AYDIN BİKE

Lütfiye AYDIN BİKE

Tarih: 14.01.2019 18:43

Gönül Mirası

Facebook Twitter Linked-in

 

 

Esmer, sarı, siyah, beyaz, kanadı kırık, kuş gibi ürkek. Çölün ortasındaki çiçek kadar susuz. Yalın ayak, Nur Dağı’na çıkan çocuk gibi yalnız.

Omuzları düşük, başı önde, derin manalı gözler, titreyen sesinde acı bir nağme, düşmeye başlar gözlerden sitem,  sallanır arşın derinlikleri, melekler kanatlarını serer arza. Düşerse yetimin ahı yere, toprak acır, acı bulaşır yeryüzüne, yetim ağlasa dünya ağlar, yetim gülerse dünya güler!

 

Dünyanın kaosundan, metasından, tamahından arınmış bir ümmet eli, dokunur yetimin düşük omzuna.  Gözlerinin içine kalbiyle gülümser. Meleklerin hasretle beklediği kelimeler dökülür yetimin yüreğine; “Ben senin baban olayım mı? Eşim senin Annen, çocuklarım kardeşlerin olsun mu?” Güler yetimin gözleri, bir dağ konuşmuştur kendisiyle, Nur Dağı kadar, yürekli bir dağ.

 

Ümmet bir peygamber duruşuyla durmuştu, bencil insanlığın karşısında. Sünnetlerin en güzelini, en anlamlısını, zamanın en zorunda yaşamanın huzuru sardı gönüllerini.

Evine, hanesine bir yetim bereketi geldi.. Cennet cennet koktu yuvaları. Artık yetim ümmetin babası, yetim ümmeti annesi olmuşlardı. İki parmağın arası kadar yakındılar sevdiklerine.

 

Dünyada korudukları yetime karşılık, hem dünyada hem ukbada korunmanın emniyeti vardı üzerlerinde.

 

Meta için birbirlerinin canına kasteden kardeşlere karşı, çocuklarına, din kardeşliğini öğrettiler. Karşılıksız vermeyi, paylaşmayı öğrettiler.  Bir sevdayı öğrettiler.

 

Hiçbir anne baba, çocuklarına kanaatten daha büyük bir miras bırakamaz.

 

  Miras iki çeşit olur, biri elden ele bırakılan, ikincisi ise gönülden gönüle bırakılan. Ruhla beden gibi, Ruhu olmayan miras ölüdür, görseli olsada tesiri yokdur.

 

GÖNÜLDEN GELEN KUTLU BİR MİRASA TALİP OLMAK.

 

 Müminlerin annesinden kalan, zor, zahmetli, meşakkatli ama bir o kadar da erdemli, paha biçilmez bir miras.

 

ÜMMETE ANNE OLMAK

 

Gönüllere düşen, ayaklara serilenin ötesinde olunca, Yunus ca bir dille, dökülü verir hal lisanı "sen İsteyene ver onu, bana seni gerek seni"

 

 Merhamet kaynağı ilk anneye ikram edilmiş. Sırra mazhar olanlar bilir ki,  Merhamet özgür olmak ister. Dar alanlarda haps edilirse ölür. Bencillik ise merhametin en büyük düşmanıdır.

 

 Merhamet sınırları sevmez. Dünya üzerindeki canlı cansız tüm mahlukata ulaşmak ister.

 

Salalım gitsin merhametinizi dibimizde durmasın.. Ümmete anne olacak kadar büyüsün. İyilikten esirgemeyelim ki bencillik zarar vermesin.

 

Sonra gönderelim yüreğimizi dünyanın Mazlum coğrafyalarına. Dolaşsın anneliğimiz masum gönüllerin iniltilerinde. Zulmün boy katlarına karşı Haticelessin duygularımız.

 

Yansın hücrelerimiz 5 milyar duymayanın imanına. Titresin içimiz 400 milyon kanatsız kuşa. Rehavetten feragat la sızlasın bedenimiz mazlumların ezilmişliğine.

 

Ruhumuz depresyondan azad edilmiş cesine, bir gün Arakan'da, bir gün Suriye'de, Afrika'da, Asya'da, Balkanlarda dolaşsın anneliğimiz.

 

Tüm bencilliklere karşı feryat etsin yüreğimiz. Ben sadece üç beş sevgilinin değil,  ÜMNETİN ANNESİYİM


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —