Ramazan nedir bilir misiniz! Ramazan tutmaktır. Orucu tutmaktır. Alnı secdede, tesbihi gecede tutmaktır. Aklı fikirde, kalbi zikirde tutmaktır. Kur'an'ı ayet ayet hece hece özünde, her bir emri sözünde tutmaktır.
Ramazan nedir bilir misiniz! Hiddetle iten eli tutmaktır. Hırsla atan özü, kem'e düşen sözü tutmaktır. Harama bakan gözü, düşene bir tekme daha atan dizi tutmaktır.
Ramazan nedir bilir misiniz! Mazlumun uzanan elini tutmaktır. Zalimin pervasızca savrulan bileğini, küçük çocuğun korkudan titreyen yüreğini tutmaktır. Yetimin hakkını kendi hakkından evla, her sıkıntı geldiğinde vekili mevla tutmaktır.
Ramazan sadece mideye gelirse, adı oruç değil açlık olur. Ramazan akla gelir, Ramazan kalbe gelir, Ramazan göze, kulağa, ele gelir. Ramazan rehavete gelir ve söker alır sırtlardaki o ağır yükü, mümin silkelenip kendine gelir.
Ramazan müminin izzetini, zalimin zilletini artırır. Müminlerin merhameti artarken, zalimlerin nasipsizlikleri o kadar belli olur ki zulümleri artar. Vahşice Arakan'da Yemen'de Filistin'de, Kudüs'de, Suriye'de kan dökerler. Mısır'da müslümanların canlarını bedenlerden yağlı urganlarla sökerler. Hiç acımadan çocukların boynunu yetim diye bükerler. Doğu Türkistan'da mazlumların başına evlerini yıkıp, toplama kamplarında namuslarına göz dikerler. Yeryüzünde İlahî Kelimetullaha karşı gelir, inkarı yaymak için kendilerini her kılığa sokarlar.
Ramazan-ı şerif, hazine-i Kur'an, hazine-i kübra, hazine-i deva, hazine-i şifa, hazine-i irade, hazine-i kuvvet, hazine-i kudrettir. Her yıl, bir ay boyunca kapısını tüm insanlığa açar. Ramazan'ın Rabbi, "Yok mu benden isteyen, istediğini vereyim" der. Bu çağrıya kulak verenler "Elhamdülillah Ramazan'a girdik" derler. On bir ay boyunca çalışan mide dinlenir, on bir ay boyunca yarı aç yarı tok gezen kalp, manevi rızıkla bereketlenir. Rehavet göstermeyenlerin ömrü, bin aydan daha hayırlı olur.
Ramazan, tüm hediyelerinin yanında bir de ayna hediye eder. Herkes aynaya baktığında Ramazan'ın hazinesinden ne kadar ziynet aldığını görür. Eğer Ramazan'ın bereketi göze, ele, dile ve gönüle değmişse, kazanılmış olur.
Ramazan, bir günde af olmaktan ziyade, bir günün bereketi ile kalan ömrümüzü bin aydan daha bereketli geçirmektir. Her gün okuduğumuz bir cüz, Ramazan'dan sonra amelimize dokunmuyorsa,hazineden nasibimiz az olmuş demektir. Ramazan'da verdiğimiz infak, Ramazan'dan sonra mazlumları unutturuyorsa, hazineden nasibimiz az olmuş demektir. Ramazan'da her gün kıldığımız teheccüd, Ramazan'dan sonra en az cuma gecelerimizi yoklamıyorsa, hazineden nasibimiz az olmuş demektir. Ramazan'da yetime muhabbet gösterip, Ramazan'dan sonra sırtımızı dönüyorsak, hazineden nasibimiz az olmuş demektir. Velhasıl, nasip siz olanların midelerinin sesi gönüllerinin önüne geçer ve ortalarda dolaşıverir, "çok açım" diye.
Ramazan'a girişimizin öneminden, çıkışımızın önemi daha ziyadedir. Bu yolun sonunda izzet de vardır, zillet de vesselam...